Varis Merkezi | Bacak Sağlığı | Köpük Tedavisi | Halit Işıklar
cheap nfl jerseys usa 2015 Christian Louboutin Black Friday cheap nhl jerseys wholesale cheap jerseys moncler outlet usa via Lululemon Saskatoon Black Friday Sale wholesale nba jerseys cheap authentic mlb jerseys cheap nfl jerseys authentic Moncler Outlet Black Friday Moncler Jackets Black Friday Deals Moncler Cyber Monday Deals wholesale christian louboutin Black Friday Cheap Moncler lululemon cyber monday lululemon black friday deals Moncler Outlet cheap nfl jerseys cheap nfl jerseys lululemon black friday Lululemon Sale Black Friday fake oakleys for sale Lululemon Athletica Black Friday wholesale nfl jerseys factory fake oakleys cheap nfl jerseys cheap nfl jerseys wholesale nfl jerseys cheap nba jerseys wholesale jerseys china cheap authentic nfl jerseys tiffany outlet christian louboutin outlet cheap nhl jerseys
Cihangir ve çevresi...

İstanbul'un birçok açıdan en merkezi semtidir Cihangir. Kuzeyde İstiklal Caddesi'nin Galatasaray'a kadar olan bölümü, güneyde İstanbul Boğazı kıyısı Fındıklı, batıda Boğazkesen Caddesi, doğuda Kazancı ve Mebusan Yokuşu ile çevrelenen dikdörtgenin içine oturan 5 mahalleden oluşur.
Dikdörtgenin içinde bulunan Osmanlı dönemine ait birçok tarihi yapı, sizleri keyifle karşılar.

 

Yürüyüş rotasını belirlemek ve karşılaşacağınız güzellikleri öğrenmek için resmi tıklayınız.

 

 

Beyoğlu Bilgisi

Beyoğlu, Galata'dan gelen hristiyanlarla yabancıların, elçilikler dolaylarına ve o zamanlar "Grand Rue de Pera" denilen İstiklal Caddesi boyunca yerleşmesiyle Avrupa kenti görünümünde bir yerleşme olarak ortaya çıktı. Böylece, İstanbul içinde farklı bir topluluk 17. yüzyılda gelişmeye başladı. İlk önceleri, Fransız ve Venedik elçilikleri ile onların çevresinde yerleşmiş Fransisken misyonerleri, yerleşmenin çekirdeğini oluşturuyordu. 17. Yüzyılın başlarında Galata'yı gösteren bir gravürde surların dışında çok az bina gözükmektedir.

1700'de Beyoğlu, bugünkü Tünel-Galatasaray Caddesi'nin iki tarafı ile bu caddenin yan sokaklarına yayılmıştı. Dörtyol merkez olmak üzere Beyoğlu gelişmişti. Batısında mezarlıklar ve doğusunda ise elçilikler vardı. 18. yüzyıl sonunda, İstiklal Caddesi'nde, yapıların tamamı taş veya tuğla, ya da alt katları taş, üstleri ahşaptı.

18. Yüzyılın sonunda İstanbul'a gelen Dallaway, Beyoğlu'nu Galata'nın yazlığı olarak tanımlıyor, yolların düzensiz olduğunu belirtiyor ve bu bölgede Fransız, İngiliz, Hollanda, Venedik, Rusya, İsveç, İspanya, Prusya ve Napolili diplomatların kışlık malikanelerinin bulunduğunu yazmıştır.

Beyoğlu, genel olarak 19. Yüzyılda gelişmiştir. Bu gelişmenin nedeni, bu döneme Osmanlı dış ticaretinin daha önceki dönemlerde görülmemiş boyutlarda büyümesi ve ulaşımın gelişmiş olmasıdır. 19. yüzyılda, Osmanlı İmparatorluğu'nun dünya kapitalist sistemi ile bütünleşmesi sonucu, Beyoğlu uluslararası bir ticaret merkezi olmuştur. 19. yüzyılın başında, Beyoğlu, bahçeli evleriyle hala bir banliyö görünümünde idi. Bu yüzyılın ilk yarısında, Beyoğlu ve çevresi henüz tam olarak kentleşmemişti. İkinci yarısında ise Galatasaray ile Taksim arası gelişti. Beyoğlu, artık kapütülasyonların koruması altındaki yabancıların, tüccarların, bankerlerin, armatörlerin ve kozmopolit bir çevreye yerleşmek isteyen zenginlerin Paris modasını taklit ederek yaşadıkları bir yer olmuştur. Yüzyılın sonunda, burada, Paris'in en ünlü sahne oyunlarını aynı zamanda gösteren üç tiyatro vardı. Bu tarihte, modern toplumun gereksinim duyduğu tramvay, gaz, su gibi altyapı hizmetleri sağlanmıştı. Bu kuruluşların işletme ayrıcalıkları çok uzun süreli sözleşmelerle yabancılara ya da azınlık mensuplarına verilmişti. Bu dönemdeki hızlı yapılaşma, Batı'daki örneklerden etkilenmekle birlikte Osmanlı etkisinde de kalmıştır. 20. yüzyılda Beyoğlu'nda Galatasaray ile Taksim arası önem kazandı. Bu alanda hala bahçeli konakların bulunması ve bunların apartmana dönüşmesi olanağı, buranın gelişmesini sağlamıştır. Ayrıca 1913'de ilk elektirikli tramvayın Beyoğlu'nu Şişli'ye bağlaması Galatasaray-Taksim arasını, Tünel-Galatasaray arasına göre daha merkezi bir duruma getirmiş, Beyoğlu'nu en kolay ulaşılabilir ve gözde yeri yapmıştır. Bu dönemde Beyoğlu'nun çevresindeki semtlerde çağdaş binalar yapılmış ve yeni semtler gelişmiştir. 20. Yüzyılın başlarında Beyoğlu'nda da yapılan apartmanların cephelerinde Art Nouveau üslubu uygulanmıştır. Cumhuriyet Dönemi'nde 1950'lere kadar yabancılardan ve onlar için çalışan azınlıklardan boşalan yerlere, yeni yetişen Türk iş adamları ve Beyoğlu yakasını kentin en çağdaş semti bilen aydın Türkler ilgi gösteriyorlardı. Sinema ve tiyatroları, lokanta ve pastaneleri, sanat galerileri ve lüks mağazalarıyla hala kentin en seçkin semti idi. 1950'lerden sonra, kırsal göç ve hızlı kentleşme sonucu İstanbul'un aşırı büyümesi, yeni semtlerin gelişmesi, eğlence kuruluşlarının, ticaretin ve zengin ailelerin bu yeni gelişen çağdaş alt merkezlere dağılımı ve toplumun kültürel değişimi Beyoğlu'na olan ilgiyi azalttı. Hala bazı lüks mağazaların İstiklal Caddesi'nde oluşu ve yoğun trafik akışı, eski kültürel düzeyinde olmasa bile Beyoğlu'nun canlılığını korumasını sağlamaktadır. Bununla birlikte, pekçok bina boş durmakta ya da atölye olarak kullanılmaktadır.
Beyoğlu, ilk önceleri bir diplomasi merkezi olarak gelişmiş, fakat daha sonraları yabancı ticaretin ekonomik kontrolünün artması ve burada yoğunlaşması sonucu İstanbul'un ticaret merkezi durumuna dönüşmüştür.
Ticaretin yanı sıra eğlence, kültür kuruluşlarının da burada yer alması ve konumu, bütün İstanbul'un odak noktası olmasını sağlamıştır.

 

Bu bölümdeki diğer linkler:

A-1 Varis Merkezi

Kısaca Ben

Bilimsel Özgeçmiş

Yararlı Linkler

 

Varis, Varis Nedir?, Varis Tedavisi, Köpük Tedavisi, İğne Tedavisi, Toplardamarlar, Akciğer Embolisi, Doğum Lekeleri,Yorgun Bacaklar